Ağu 5, 2013 - Doğu Anadolu Bölgesi    Yorum Yok

Erzincan

Doğu Anadolu Bölgesi’nin Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerine komşu olan kuzeybatı köşesinde yer alır.Dağların kuşattığı Erzincan ilinin kuzey kesimindeki bazı toprakları Karadeniz Bölgesi’nin sınırlarına taşar.Çok eski bir yerleşme alanı olan Erzincan ili, Türkiye’nin birinci derece deprem kuşaklarından birinin üstündedir.Eski kaynakların incelenmesi sonucunda, Erzincan kentinin son 1.000 yıl içinde depremlerle 11 kez tümüyle yıkıldığı anlaşılmıştır.

Ekonomik olanakları yetersiz olan ilde nüfusu 10 bini aşan tek yerleşim merkezi Erzincan kentidir. Erzincanlılar’ın bir bölümü daha iyi  iş olanaklarına kavuşma umuduyla başka yörelere göç etmiştir.

Eskiçağlarda Erzincandan yöresinin kuzeyi AzziHayaşa, güneyi ise İşuva adlı bölgelerle çevriliydi. Bu bölgeler arasında kalan topraklara Asurlular Zuhma derdi. İÖ 1. Yüzyılda Akilisene adıyla anılan bu yöreden geçen önemli ticaret yollarının kavşağında buluna kent Eriza ya da Aziris adıyla anılıyordu.Daha sonra bu yöreye gelen Selçuklular tarafından Erzingan olarak anılan kentin adı zamanla Erzincan’a dönüştü.

Türkiye’nin yerkabuğu hareketleri bakımından en etkin yörelerinden birinde yer alan  kent, tarih boyunca depremlerle birçok kez  yıkılmış ve bunu sonucu olarak aynı yörede değişik yerlerde yeniden kurulmuştur.Kent en son olarak 26-27 Aralık 1939 gecesi en şiddetli yer sarsıntıları arasında sayılan bir depremle yıkıldı.Toplam 32.962 kişinin yaşamını yitirdiği bu depremde kent içinde de 9.189 kişi öldü.Halkın bir bölümü geçici olarak ülkeni öteki kentlerine yerleştirildi.Depremden sonra demiryolunun kuzeyinde bir geçici  kent; daha sonra da kuzeydeki askeri alanlar ile bu geçici kent arasındaki çok katlı yapılardan oluşan çağdaş görünümlü yeni kent kuruldu.

İlgi Çekici Yerler

Erzincan Ilıcası ve Ekşisu; Erzincan, Kemah, Şirinli kaleleri; koyun biçimli mezar anıtları; Taşdibi, Meryem Ana, İsa Voriç ve Vank Kiliseleri; Gülabi Bey Camisi; Tugay Hatun, Melik Gazi, Behram Şah, Gülcü Baba ve Mama Hatun kümbetleri; Bey, Çadırcı, Gülabi bey hamamları; Mama Hatun Kervansarayı; Kötür Köprüsü.

Doğal Yapı

Doğu Anadolu Bölgesi’nin oldukça engebeli bir kesimde yer alan Erzincan ilinin doğal sınırlarını doğuda Palandöken, güneyde Munzur, batıda Köse, kuzeyde de Otlukbeli ve Esence dağları oluşturur.İlin en yüksek noktası, Erzincan  kentinin  kuzeydoğusunda  3.549 metreye ulaşan Esence Dağı’nın Keşiş Doruğudur.İlin öteki önemli yükseltisi ise, aynı kentin güneyinde yer alan  3.463 metre yüksekliğindeki Mercan Dağı’dır.Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzey kesiminde uzanan Erzincan-Tercan-Erzurum-Pasinler-Iğdır çöküntü alanı dizisinin batı bölümü il sınırları içindedir.Eski jeolojik  çağlarda tüm yöre düz bir alan  durumundayken, yer altında ki sıkışmalar sonucunda Munzur ve Esence dağları kıvrılarak yükselmiş, bu dağlar arasındaki topraklar ise çökmüştür.Böylece oluşan bu çöküntü alanının il sınırları içindeki bölümleri Tercan Ovası ve Erzincan Ovası adıyla anılır.Kuzeyde ve güneyde bazı kırık (fay) çizgileriyle sınırlanan  bu ovaları Sansa adlı bir boğaz birbirine bağlar.İldeki ılıca ve maden sularının yeryüzüne çıktığı kırık çizgileri yakınında küçük sönmüş yanardağ konileri vardır.Karasu Irmağı tarafından sulanan bu ovalar Erzincan ilinin başlıca tarım alanıdır.

İl topraklarının Refahiye yöresi dışındaki bölümünün sularını Fırat’ın başlıca kollarından Karasu Irmağı toplar.Refahiye yöresinin suları da Kelkit Irmağı aracılığıyla Karadeniz’e gider.Haritalarda Karasu olarak gösterilen, ilin bu en önemli akarsuyuna Erzincan ilindeki başlıca göl Tercan baraj gölüdür.Keban baraj gölünün bir bölümü güneybatıdan il sınırları içine sokulur.Erzincan ili,Doğu Anadolu Bölgesi’nin büyük bölümüyle birlikte şiddetli bir kara ikliminin etkisi altındadır.Kısa olan yaz mevsiminin daha sıcak geçtiği kuytu ve alçak kesimlere yıl boyunca az yağış düşer.Uzun ve sert geçen kışlar kar yağışlıdır.Daha çok yağış alan yüksek kesimlerinde sarı çam ormanlarına rastlanan  Erzincan ilinin doğal bitki örtüsü bozkır (step) görünümündedir.Dağların yüksek kesimlerindeki bazı yaylalarda hayvancılık açısından önem taşıyan sulak ve gür çayırlar vardır.

Tarih

Altıntepe ve Küçüktepe höyüklerinde yapılan araştırmalar buradaki ilk yerleşim yerlerinin, günümüzden 5.500 yıl önce başlayan ilk Tunç Çağı’nda kurulduğunu göstermektedir.İÖ 14. Yüzyılda Hayaşalar ile Hititler arasında çekişmeye konu olan yöreye İÖ 9.yüzyılda Urartular yerleşti.Daha sonra Med, Pers, Makedonya ve Selevkos yönetimlerinde yaşayan yörede Araks Krallığı kuruldu.Bir süre Partlar’a bağlanan Arakslar, Dikran’ın krallığı sırasında geniş topraklara kavuştu.Romalılar yöreyi ele geçirebilmek için birkaç kez Arakslar’ın, sonra da Arakslar’ın üstüne ordular yolladı. İS 3. Yüzyılda Sasaniler’in yönetimine giren yöre, Bizans döneminde zaman zaman Araplar tarafından yönetildi.Yöre 1071’de Malazgirt Savaşı’ndan sonra Mengücükler’in eline geçti.İlhanlılar ile Eretna Devleti’nin yönetiminden sonra Erzincan kentinde bağımsızlığını ilan eden ve Uygur kökenli olduğu söylenen Mutahharten’in egemenliği başladı.Bir süre Akkoyunlular tarafından yönetilen Erzincan, 1473’te yapılan Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Osmalılar’a bağlandı. 16. Yüzyıl başlarında İranlı Safeviler’in denetimi altında kalan yöre 1514’te yapılan çaldıran Savaşınadan sonra kesim olarak Osmanlı Devleti’nin yönetimine girdi.Erzincan tarih boyunca  Doğu Anadolu’yu İç Anadolu’ya bağlayan yolların  kavşağında yer alması nedeniyle hep önemli bir merkez olmuştur.Ayrıca Osmanlılar döneminde  Erzincan doğuya yapılan seferlerde askeri açıdan  önemli bir konaklama yeriydi.Yöre I. Dünya Savaşı sırasında 1916’dan 1917’ye kadar Rus işgalinde kaldı.

İlde yapılan kazılarda bulunan değerli Urartu yapıtları, Erzincan’da müze olmadığından Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Ekonomi

Yaklaşık yüzde 60’ı kırsal bölgelerde yaşayan il halkı geçimini tarım ve tarıma dayalı sanayi etkinliklerinden sağlar.Erzincan ilinde yetiştirilen başlıca ürünler şekerpancarı, buğday, arpa, soğan, patates, çavdar ve baklagiller; bağ ve bahçe bitkileri ile domates, elma, hıyar, armut, zerdali, üzüm ve kayısıdır.Yörede “çekirdeksiz dut” adıyla tanınan küçük dutlardan pekmez ve pestil yapılır

Dağların yüksek kesimlerindeki yaylalar göçer aşiretler için önemli hayvancılık alanlarıdır.Bu yaylalardaki çayırlarda otlatılan koyun ve kıl keçilerinin sütünden tereyağı ve tulum peyniri yapılır.Alçak kesimlerdeki yerleşim yerlerinde de sığır beslenir.İlin hayvansal ürünlerini değerlendirmek amacıyla et kombinası ile süt ürünleri ve ayakkabı fabrikaları kurulmuştur.Geleneksel uğraşları halıcılık ve bakırcılık olan ilin küçük sanayisi oldukça gelişmiş düzeydedir.İldeki başlıca sanayiler asbest boru, yem, şeker, iplik, pamuklu dokuma ve et ürünleri fabrikalarıdır.

Erzincan ili yer altı kaynakları bakımından oldukça zengindir.İl topraklarında varlığı saptanan başlıca maden yatakları demir, manganez, krom, linyit ve kayatuzudur.

Erzincan Ovası’nın güneydoğusundaki Girlevik Çağlayanı’nın çevresi başlıca mesire yerleridir.

Toplum ve Kültür

Aşiret ilişkilerinin varlığını sürdürdüğü Erzincan ilinin geleneksel el sanatlarının başında dokumacılık ve bakırcılık gelir.Köylerdeki el tezgahlarında kilim ve cicim dokunur.Erzincan ilinin ünlü Kemaliye tipi halılarındagenellikle eskiden beri kullanılan desen ve motifler görülür.Yünden dokunan elbiselik kumaşa “dimi”, çizgili kumaşlara ise “manusa” denir.Eskiden yaygın olarak  bakıreşya yapımcılığı, alüminyum ve plastik eşyaların ucuzluğu nedeniyle önemini yitirmektedir.Çeşitli motiflerle süslenen bakır vazo, tabak ve tepsi yapımcılığı günümüzde turistik açıdan önem taşır.

Ulaşım

Erzincan ‘a kara e-80 karayolu, hava yolu ve demir yolu ile ulaşım mümkündür. Otogar şehir merkezinde bulunmakta ve otuzun üzerinde firmadan alacağınız otobüs bileti ile Türkiye’nin büyük şehirlerine günün 16 saati aralıksız seferler düzenlenmektedir. Biletinizi web sitemizin ana sayfasından yapacağınız sorgulama ile satın alabilirsiniz.

Facebook Yorumları:

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!