Tem 23, 2013 - Marmara Bölgesi    Yorum Yok

Çanakkale

ÇANAKKALE ili, boğaz oluşturacak biçimde karşılıklı yer alan iki yarımadayı kaplayan ve iki denize kıyısı olan  topraklarıyla konumu bakımından İstanbul iline benzer. İstanbul gibi hem Avrupa, hemde Asya kıtasında toprakları olan Çanakkale, coğrafya yönünden  olduğu kadar tarih açısından da önemli bir yerdir. Eski çağların ünlü Truva Savaşı ve 20. Yüzyılın başlarındaki Çanakkale Savaşları bu topraklar üzerinde olmuştur. Asya’da ki ya da Anadolu yakasındaki toprakların büyük bölümü de Gelibolu Gelibolu Yarımadası’ndadır. Gelibolu ve Biga yarımadalarını, Marmara’yı Ege’ye bağlayan  Çanakkale Boğazı ayırır. Türkiye’nin en büyük yarımadası olan Gökçeada Çanakkale ilinin sınırları içinde yer alır. Gökçeada’daki Avlaka Burnu ise Türkiye’nin en batı noktasıdır.

Kent, Çanakkale Boğazı’nın Anadolu kıyısındaki en belirgin çıkıntıyı oluşturan Nara Burnu’nun  güneyinde kurulmuştur.Çanakkale çok zengin bir tarih ve kültür mirasına sahiptir.Kentte Truva, Abydos ve Dardanos eskiçağ kentlerinin kalıntıları bulunur. İstanbul’u  aldıktan sonra Çanakkale Boğazı’nın önemini gören Fatih Sultan Mehmed, 15. Yüzyıl ortalarında  boğazı rumeli yakasından Kilitbahir Kalesi’ni Anadolu yakasında da bugün Çanakkale kenti içinde kalan Kale-i Sultaniye’yi (Sultankale) yaptırdı.Kent adını, daha sonraları Çanak Kalesi adıyla anılan bu kaleden aldı.Kent çarşısındaki Fatih Camisi, 1452’de Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır.

 

İlgi Çekici Yerler

Gelibolu yarımadası Tarihi Milli Parkı;  Truva, Assos, Abydos, Ophrynion, Sigeion ve Sestos kalıtıları; Çanakkale Arkeoloji Müzesi, Çanakkale Askeri Müzesi, Çamyayla Atatürk Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Harp Hatıraları Müzesi, Truva Müzesi, Avustralya, İngiliz, Yeni Zelanda anıtları ve şehitlikleri; Kestabolu, Tepeköy, Külcüler, Çan Kaplıcaları; Kirazlı ve Balaban maden suları; Kale-i Sultaniye; Köprülü Mehmed Paşa, Lapseki Süleyman Paşa, Umurbey Hüdavendigar camileri, Gelibolu Ulucamisi; Bolayır Namık Kemal Mezarı.

 

Doğal Yapı

İlin Anadolu yakasındaki topraklarını Biga Dağları engebelendirir. Genellikle yayla görünümünde ve pek yüksek olmayan düzlüklerden oluşan Biga Yarımadası’nın iç kesiminde  yer alan bu dağların başlıcaları Kayalı ve Şap dağlarıdır. Güneyde Kaz Dağı’nın batıya ve kuzeye doğru alçalıp dalgalı düzlüklere dönüşen uzantıları, yarımadanın güneybatı ucundaki Baba Burnu’na ve ilin güney kesimine  kadar uzanır. Biga Yarımadası’nın akarsuları Kumkale yakınlarında Çanakkale Boğazı’na dökülen ve Eski Menderes Çayı olarak da bilinen Kra Menderes Çayı, il sınırlarının dışına  çıkarak Marmara Denizi’ne  dökülen Gönen Çayı, Karabiga yakınında gene aynı denize dökülen Kocabaş Çayı’dır.Biga Yarımadası’ın Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve batıdaki Ege Denizi kıyıları oldukça düzlük ve ovalıktır. Güneyde Yunanistan sınırları içinde kalan  Midilli Adası ile  yarımadayı birbirinden ayıran Müsellim Boğazı’na bakan Edremit Körfezi kıyıları dik olduğundan  buradaki kıyı şeridi oldukça dardır.Kara Menderes ve Kocabaş çaylarının oluşturdukları delta ovaları ile Ezine-Bayramiç Ovası,Çanakkale ilinin başlıca verimli tarım alanlarındandır.

Çanakkale ilinin Trakya yakasındaki topraklarının kuzey bölümü Koru Dağı engebelendirir. Gelibolu Yarımadası, kuzeybatıdaki dağlık alandan ve Çanakkale Boğazı yakınındaki küçük akarsu vadileriyle yarılmış yayla görünümündekü dalgalı düzlüklerden oluşur.Bu dağlık alandaki başlıca doruklar Kömürtepe ile Yeşiltepe’dir.Koru Dağı’nın güneyindeki Kadıköy Ovası olarak da bilinen Evreşe Ovası, bu kesimin başlıca tarım alanlarıdır

Çanakkale ili sınırları içindeki en önemli adlar İmroz ilçesi toprakları içinde kalan Gökçeada ve Bozca adadır.

Doğal göl bakımından pek zengin olmayan ilde Karaçay üzerinde Atikhisar baraj gölü ile Büyükdere üzerinde Gökçeada baraj gölü vardır.

İl alanının yarısı, değişik yükseklikte ağaçların oluşturduğu bozuk baltalık olan ormanlar kaplar. Adalarda ve tün kıyılarda  500-600 metre yüksekliğe  kadar makiler ve zeytinlikler görülür. Daha yükseklerde  meşe, kestane, kayı, köknar, kızılçam ve karaçam gibi değişik ağaçlarda oluşan karışık ormanlar yer alır. Bayramiç ile Koru Dağı’nda karacalar için koruma ve üretme alanları kurulmuştur.

Tarih

Çanakkale ili birçok uygarlığa beşiklik etmiş, yöreye yerleşmek için gelenler olduğu gibi istila amacıyla gelenler de olmuştur.Mitolojide Hellespontos adıyla anılan Çanakkale Boğazı’nın kuzeybatısında yer alan Gelibolu Yarımadası eskiden Khersonesos (Hersonesos), Biga Yarımadası’ndaki topraklar ise  Troas olarak bilinirdi.Ypılan kazı ve araştırmalar Çanakkale ilinin  Troas bölümünde ilk yerleşme yerlerinin İÖ 3500’lerde kurulduğunu göstermiştir.İl toprakları üzerinde Truva, Dardanos, Abydos, Assos, Sestos ve Gallipolis gibi önemli ilkçağ kentleri kuruldu.

Akha, Dor, Trak, Aiol, Frig ve Lidya egemenliklerinden sonra Troas İÖ 6. Yüzyılda Persler’in eline geçti.Çanakkale yöresi bir süre Spartalılar, Atinanılar ve Persler arasında el değiştirdikten sonra İÖ4. Yüzyılda Büyük İskender’in egemenliğine girdi.Büyük İskender Pers ordularını bu topraklar üzerinde eski Granikosolan Kocabaş (Biga) Çayı kıyısında yapılan bir savaşta yenilgiye uğrattı.Yöre Selevkos, Pontos ve Roma egemenliklerinden sonra Bizans yönetimi döneminde, İS 5. Yüzyılda Hunlar’ın, 8. Yüzyılda da Araplar’ın  istilasına uğratıldı.Daha sonra bir süre Haçlılar’ın istlasına uğradı.Daha sonra, bir süre Haçlılar’ın ve Venedikliler’in egemenliğinde kalan il toprakları  14. Yüzyıl başlarında Karesioğulları’nın, aynı yüzyılın 2. Yarısında da Osmanlılar’ın eline geçti.Çanakkale Boğazı’nın sık sık batıdan gelen yabancı donanmalar tarafından tehtid edildiğini gören Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u aldıktan sonra denetimini sağlama amacıyla boğaz kıyılarında kaleler yaptırdı.

Daha sonra Köprülü Mehmed Paşa’nın da bazı önlemler almasına karşın Çanakkale Boğazı Cumhuriyet dönemine kadar yabancı donanmaların birçok saldırısına uğradı.Bunlardan en önemlisi , ı. Dünya Savaşı sırasında  İtilaf Devletleri donanmalarının saldırısıyla başlayan Çanakkale Savaşı’dır.İlin Biga yöresi  1920 ocak sonlarında  Kuva-yı Milliye’ye karşı çıkan birinci ve ikinci Anzavur ayaklanmalarına sahne oldu. 1920 ortalarında Yunan işgaline uğrayan Çanakkale ili toprakları 1922’de Büyük Taarruz’dan sonra kurtarıldı.Tüm Çanakkale ili topraklarının kurtuluşu 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasından sonra sağlandı.

Ekonomi

Tarım Çanakkale ili halkının başlıca geçim kaynağıdır. Çok verimli toprakları olan ilde zengin bir ürü çeşitliliği görülür.Ama il öteki Batı Anadolu illerine göre verim açısından  gerilerde kalmıştır.Bu durumun en önemli nedeni Çanakkale’nin kıyı şeridinde zeytincilik ve bağcılıkla uğraşan Rumlar’ın göç etmeleri ve yerlerine gelen  Balkan göçmenleri bu alana  yabancı olmalarıdır. Sonuçta ilin tarımsal üretimde  önemli bir yeri olan zeytincilik ve bağcılık uzun süren bir duraklama dönemi geçirmiştir.Bu yöreye yüzyıllardan beri belli başlı tarımsal uğraş olan bağcılık günümüzde de önemini korumaktadır.

Çanakkale ilinde tahıl, baklagiller, ayçiçeği, susam, tütün ile çeşitli sebze ve meyve yetişir. Tarımda başta buğday olmak üzere  en ağırlıklı yeri tahıl üretimi tutar.Ayçiçeği ekimi de giderek yaygınlaşmaktadır. Küçükbaş hayvancılıktan başka balıkçılık ve arıcılık da önemli bir geçim kaynağıdır. Hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla kurulan tesislerden başka mandıralar ve balık konserveciliğiyle uğraşan iş yerleri de vardır. Çanakkale ilinde tarıma dayalı olan sanayi yörede yetiştirilen tarımsal ürünleri işler. Ayrıca seramikçilik içi gerekli hammadde olan kil, il topraklarında geniş yataklar halide buluduğundan, bu alandaki sanayi de gelişmiştir.İlde salça ve konserve fabrikalarının yanı sıra, seramik, çimento, un, şarap, plastik, zeytinyağı ve ayçiçeğiyağı üreten işyerleri bulunur. Çanakkale Boğazı aracılığıyla Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan ve önemli bir transit yolu olan E-24 Karayolu Çanakkale ili topraklarından geçer.Çanakkale Boğazı’nın iki yakası arasıdaki ulaşım ise Çanakkale-Ece    ebat ve Lapseki-Gelbolu arasında yapılan feribot seferleriyle sağlanır. Ayrıca Odunluk İskelesi ile Bozcaada, Çanakkale ile Gökçeada arasında da düzenli feribot seferleri yapılır. Çanakkale ili başta Truva olmak üzere  tarihsel kent ve yapı kalıtıları, kaplıcaları ve kumsallarıyla güzel bir turizm yöresidir. Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengin olan çanakkale ili topraklarında, bazıları işletilen uranyum, altı, bakır, demir ve linyit yatakları vardır.

Toplum ve Kültür

Tarih boyunca il topraklarında kurulan uygarlıklar Çanakkale ilinde çeşitlilik gösteren ve renkli bir kültür yapısına yol açmıştır. Bölge Osmanlı döneminde değişik halklardan oluşan nüfusuyla bu özelliğini önemli ölçüde  korumuştur.Daha sonra il topraklarına Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Yunanistan’a gitmek zorunda  kalan Rumlar’ın yerine Trakya’dan gelen göçmenler yerleşti.Ezine, Bayramiç ve Ayvacık yörelerinde ise eskiden göçer durumunda olan ve  Tahtacı olarak da adlandırılan  Türkmen Yörükler  varlıklarını bugünde korumaktadır.Yörükler arasında halı dokumacılığı yaygındır.Çoğunlukla kilim desenli ve seccade büyüklüğünde olan bu halılar egemen  renk kırmızıdır. İlde çanak çömlek yapımcılığı 18. Yüzyıldan beri sürmektedir.Burada yapılan çukur tabak, küp, testi, ve vazolar çok güzel bezemelerle süslenmiştir.Özellikle çukur tabakların tüm iç yüzeyini kaplayan bezemeler büyük bir ustalık örneğidir. Bezemede kahverengi, kahverengiye çalan mor, turuncu, sarı ve lacivert renkler kullanılmaktadır.

Ulaşım

Çanakkale’ye ulaşım karayolu noktasında daha rahat bir tercih olabilir. Hava yolu ile ulaşım mümkün olmasına rağmen bu seferler süreklilik arz etmiyor ve zaman zaman düzenleniyor. Şehirin deniz kenarında olması nedeniyle diğer illerden bu ile feribot veya vapur seferleri düzenlenebilir beklentisi içindeyseniz yanılıyorsunuz. Çanakkale de sadece il içi Gelibolu/Lapseki/Eceabat arasında feribot seferleri bulunmaktadır. Örneğin İstanbul’dan Çanakkale’ye direkt olarak feribot ile gidilememektedir. Yeni Kapı / İstanbul’dan Bandırma/Balıkesir ‘e hızlı feribot seferi bulunmaktadır. Daha sonrasında ise karayolu ile devam edebilirsiniz.

Eğer tercihiniz otobüs ile ulaşım ise Çanakkale’ye 20′nin üzerinde otobüs firması sefer düzenlemektedir. Ayrıca Çanakkale otogar’dan Türkiye’nin hemen hemen her noktasına gerek direkt gerekse aktarmalı olarak otobüs bileti bulmanız mümkündür.

Facebook Yorumları:

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!